Nature Nanotechnology Dergisinde Üniversitemiz İmzalı İkinci Makale
Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyokimya Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Şen’in “Molecular recognition using corona phase complexes made of synthetic polymers adsorbed on carbon nanotubes” isimli makalesi etki faktörü 31.7 olan ve Nanoteknoloji alanının en saygın dergilerinden biri olan “Nature Nanotechnology” dergisinde basılmıştır. Dr. Şen, ‘Yapılan bu çalışmanın sensör biliminde çok önemli bir yere sahip olduğunu ve bu çalışmanın ışığında Alzheimer, Parkinson vb gibi çok sayıda hastalığın önceden tespitine yönelik çalışmalar yapıldığını’ ifade etti. Ayrıca yine bu çalışmanın paralelinde B2 ve E gibi vitaminleri ayrı ayrı tespit edebilen sensörlerin geliştirildiği ve bu çalışmaların artarak devam ettiği belirtildi. Dr. Şen ‘Sadece bu çalışma sağlık alanında kalmayıp dünyada ‘TNT’ gibi dinamit içeriği olan malzemelerin önceden tespit edilmesini sağlayacak biyosensör çalışmalarının üniversitemiz bünyesinde yapılmasının planlandığını ifade etti. Özellikle askeri açıdan çok önemli olabilecek bu çalışmaların çok kısa bir sürede bitirilmek istendiği ve ülkemize yararlı gelişmelerin yapılmasının öneminden bahseden Dr. Şen son olarak da ‘bu konularla ilgili üniversitemiz bünyesinde Avrupa Birliği projeleri yazılmış olup Türkiye genelinde her türlü ortak çalışmaya açık olduklarını ve bu çalışmaların artarak devam edeceğini belirtti.’ Makale Bilgileri: “Karbon nanotüpler yüzeyine tutturulmuş sentetik polimerlerden oluşan korona faz komplekslerinin yardımıyla moleküler tanımlama - Molecular recognition using corona phase complexes made of synthetic polymers adsorbed on carbon nanotubes” (DOI: 10.1038/NNANO.2013.236)       
TÜRKİYE’DE 11. DÜNYADA 542. SIRADA
FAKÜLTEMİZ FİZİK BÖLÜMÜ “ÜNIVERSITELERİN ALANLARA GÖRE SIRALAMASI” LİSTESİNDE TÜRKİYE’DE 11., DÜNYADA 542. SIRADA YER ALMIŞTIR. Yükseköğretim kurumlarının akademik başarılarını değerlendirmek için bilimsel metodlar geliştirmek ve yapılan çalışmaların sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmak amacıyla 2009 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Enformatik Enstitüsü bünyesinde kurulan URAP (University Ranking by Academic Performance) Araştırma Laboratuarı’nın, 02.07.2014 tarihinde yayınladığı “Üniversitelerin Alanlara Göre Sıralaması” listesinde Fakültemiz Fizik Bölümü Türkiye’de 11., dünyada 542. sırada yer almıştır.  Sıralamada, YÖK, ÖSYM, Web of Science gibi güvenilir kaynaklardan alınan ve yayın sayısı, kişi başına düşen yayın sayısı, atıf sayısı, kişi başına düşen atıf sayısı, toplam bilimsel döküman sayısı, kişi başına düşen toplam döküman sayısı, doktora öğrenci sayısı, doktora öğrenci oranı, kişi başına düşen öğrenci sayısı gibi bilimsel üretkenliğe dayanan veriler kullanılmaktadır. Listeye http://tr.urapcenter.org/alan_siralamasi/field.html adresinden ulaşabilirsiniz.
Seyitömer Höyük Kazısı, Arkeoloji ve Sanat Dergisi’nde!
Seyitömer Höyük Kazısı, Arkeoloji ve Sanat Dergisi’nde! Arkeoloji Bölümümüz tarafından yürütülen, Proje Başkanlığını Prof. Dr. Nejat Bilgen’in yaptığı Seyitömer Höyük Kazı Çalışması Türkiye’nin en saygın arkeoloji, sanat dergilerinden birisi olan Arkeoloji ve Sanat Dergisi’nde yer aldı.   Yapılan haber ile ilgili açıklamalarda bulunan Arkeoloji Bölüm Başkanımız ve Seyitömer Höyük Kazı Çalışması Proje Başkanımız Prof. Dr. Nejat Bilgen özetle şunları söyledi: “Seyitömer Höyük çalışmamız sadece ülkemiz adına değil bütün dünya tarihi açısından çok önemlidir. Bu önemi dolayısıyla Arkeoloji ve Sanat Dergisi’ne konu olmuştur. Umarım başta Kütahya’mız ve Ülkemiz; yapılan bu güzel ve özel çalışmamızın önemini kavrar.” Yapılan kazı çalışmalarında ulaşılan bulgulara da değinen Prof. Dr. Nejat Bilgen özetle şunları söyledi: “Yapılan kazı çalışmaları ile karbonlaşmış beyinler bulundu. Yapılan kazılar sonucu, depremlerin sebep olduğu yıkımların altında in situ olarak bugüne kadar yapılan kazılarda pek görmediğimiz bir evin enkazı altında ocağın çevresinde uyudukları sırada depreme yakalanmış ve kaçamamış insanlara ait yanmış iskeletlerle karşılaşılmıştır. Başka bir alanda açığa çıkarılan yetişkin bireyler ile çocuklarına ait iskeletlerin kafatasları içinde karbonlaşmış halde bulunan beyinler, hem insanlık hem tıp tarihi açısından değerli kanıtlar sundu. Yine bu güzide Seyitömer Höyük çalışmamız ile Orta Tunç Çağı’na ait bir evin deposunda bulunan küpün içindeki mercimek tohumlarından birinin Dumlupınar Üniversitesi Biyoloji Bölümü tarafından yeşertilerek ilk örnek oldu. Yine çıkardığımız bulgulardan anladığımız Orta Anadolu’nun Koloni Çağı’na denk gelen bu tabakada elde edilen bulgulardan tanrı ailesi olarak görülen bir kurşun figürün, çizme biçimli bir ryhton ile şimdilik örneğini yalnızca Kültepe’de gördüğümüz çift çizme biçimli rython ve mühürler dönemin önemli şehirleri ile olan bağlantıları açık şekilde ortaya koymaktadır. Yapılan kazılarla Seyitömer Höyüğü’nün en gelişkin dönemi olan İlk Tunç Çağı III’e ait saray ve “damla” şeklindeki kent planı ve her evrede sistemli bir şekilde gözetilmiş “uzun ev” planındaki yapılar çıkarıldı. Höyüğün güneybatısında kademeli olarak üç teras üzerine yerleştirilmiş, çevreye hakim bir konumda ve höyükteki diğer ev planlarına uymayan büyük bir yapı kompleksi yer alıyor. Bu kompleks halindeki yapının yönetici sarayı olduğu tahmin edilmektedir.”
Etkinlikler
Duyurular