Seyitömer Höyük Projesi Ödül Töreni
Nezih BAŞGELEN'in Konuşmacı olduğu "Dicle'den Meriç'e Yeni kazıların Bulguları ışığında, Türkiye'de Uygarlığın Doğuşu" konulu konferas ve  akabinde Seyitömer Höyük Projesi Ödül Töreni ! Fakültemiz konferans salonununda 27 Mayıs 2015 saat 14:00'da gerçekleştirilecektir. Tüm öğrencilerimiz ve Kütahyalılar Davetlimizdir..
ADIM FİZİK GÜNLERİ 4...
Adım Fizik Günleri 4 Kongresi 28-29 Mayıs 2015' de Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde, Özet Gönderimi Için Son Tarih: 01 Mayis 2015 Kurulus ve Kurtulusun Sehri, Seramik Kenti Kütahya'da Bulusmak Üzere... adimfizik4.dpu.edu.tr
Seyitömer Höyük Kazısı, Arkeoloji ve Sanat Dergisi’nde!
Seyitömer Höyük Kazısı, Arkeoloji ve Sanat Dergisi’nde! Arkeoloji Bölümümüz tarafından yürütülen, Proje Başkanlığını Prof. Dr. Nejat Bilgen’in yaptığı Seyitömer Höyük Kazı Çalışması Türkiye’nin en saygın arkeoloji, sanat dergilerinden birisi olan Arkeoloji ve Sanat Dergisi’nde yer aldı.   Yapılan haber ile ilgili açıklamalarda bulunan Arkeoloji Bölüm Başkanımız ve Seyitömer Höyük Kazı Çalışması Proje Başkanımız Prof. Dr. Nejat Bilgen özetle şunları söyledi: “Seyitömer Höyük çalışmamız sadece ülkemiz adına değil bütün dünya tarihi açısından çok önemlidir. Bu önemi dolayısıyla Arkeoloji ve Sanat Dergisi’ne konu olmuştur. Umarım başta Kütahya’mız ve Ülkemiz; yapılan bu güzel ve özel çalışmamızın önemini kavrar.” Yapılan kazı çalışmalarında ulaşılan bulgulara da değinen Prof. Dr. Nejat Bilgen özetle şunları söyledi: “Yapılan kazı çalışmaları ile karbonlaşmış beyinler bulundu. Yapılan kazılar sonucu, depremlerin sebep olduğu yıkımların altında in situ olarak bugüne kadar yapılan kazılarda pek görmediğimiz bir evin enkazı altında ocağın çevresinde uyudukları sırada depreme yakalanmış ve kaçamamış insanlara ait yanmış iskeletlerle karşılaşılmıştır. Başka bir alanda açığa çıkarılan yetişkin bireyler ile çocuklarına ait iskeletlerin kafatasları içinde karbonlaşmış halde bulunan beyinler, hem insanlık hem tıp tarihi açısından değerli kanıtlar sundu. Yine bu güzide Seyitömer Höyük çalışmamız ile Orta Tunç Çağı’na ait bir evin deposunda bulunan küpün içindeki mercimek tohumlarından birinin Dumlupınar Üniversitesi Biyoloji Bölümü tarafından yeşertilerek ilk örnek oldu. Yine çıkardığımız bulgulardan anladığımız Orta Anadolu’nun Koloni Çağı’na denk gelen bu tabakada elde edilen bulgulardan tanrı ailesi olarak görülen bir kurşun figürün, çizme biçimli bir ryhton ile şimdilik örneğini yalnızca Kültepe’de gördüğümüz çift çizme biçimli rython ve mühürler dönemin önemli şehirleri ile olan bağlantıları açık şekilde ortaya koymaktadır. Yapılan kazılarla Seyitömer Höyüğü’nün en gelişkin dönemi olan İlk Tunç Çağı III’e ait saray ve “damla” şeklindeki kent planı ve her evrede sistemli bir şekilde gözetilmiş “uzun ev” planındaki yapılar çıkarıldı. Höyüğün güneybatısında kademeli olarak üç teras üzerine yerleştirilmiş, çevreye hakim bir konumda ve höyükteki diğer ev planlarına uymayan büyük bir yapı kompleksi yer alıyor. Bu kompleks halindeki yapının yönetici sarayı olduğu tahmin edilmektedir.”
Fakültemiz Biyoloji Bölümü öğrencileri....
Fakültemiz Biyoloji Bölümü öğrencileri “Çiçekçilik ve Seracılık, Ekonomik Botanik, Bitki Doku Kültürü” derslerindeki bilgi ve birikimlerini artırmaya yönelik olarak Prof. Dr. Hülya Ölçer Footitt, Yrd. Doç.Dr. Nüket Akalın Bingöl ve Yrd. Doç.Dr. Burcu Çetin tarafından Kütahya Belediyesi Hekim Sinan Tıbbi Bitkiler Araştırma Merkezine düzenlenen teknik geziye katıldılar. Tıbbi bitki ekimi yapılan parselleri, sera ve laboratuvarları gezen öğrencilere tıbbi bitkilerin önem ve üretimleri konularında Merkez Müdürü Nazım Tanrıkulu ve Merkez çalışanları tarafından bilgiler verildi. Merkez Müdürü Nazım Tanrıkulu, merkezden yararlanmak isteyen öğrencilere staj ve araştırma imkanlarının sunulduğunu kapılarının bu tür çalışmalar için her zaman açık olduğunu söyledi. Tıbbi ve endemik bitki açısından zengin Kütahya’nın kalkınmasına katkıda bulunan ve istihdam gücü sağlayan merkez hakkında verdikleri bilgiler ve gösterdikleri misafirperverlik için Sayın Merkez Müdürü Nazım Tanrıkulu ve Merkez çalışanlarına teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Haberler